Beyin tümörü nedir?

Beyinde yer alan hücrelerin farklılaşarak kontrolsüz biçimde çoğalmalarına yada vücudun farklı bir bölgesinde yer alan bir kanserin kan yoluyla beyine ulaşması ve kitle oluşturmasına beyin tümörü adı verilir.

01.

Beyin tümörü neden ve nasıl oluşur?

Beyinde yer alan kitlelerin oluşum nedenleri halen tam olarak bilinmese de, günümüzde beyin tümörü için bazı risk faktörleri tanımlanmıştır.  Bunlar yaş, cinsiyet, ırk, genetik ve radyasyon maruziyetidir. Beyin tümörleri erkeklerde daha yaygın olarak görülmesine rağmen “meningiom” adı verilen beyin tümörü türü kadınlarda daha sık görülmektedir. Yapılan araştırmalar beyin tümörü riskinin yaş ilerledikçe arttığını ve beyaz ırkta daha fazla görüldüğünü ortaya koymuştur. Beyin tümörü için bir diğer önemli risk faktörü kalıtımdır. Ailesinde beyin tümörü öyküsü olan kişilerin mutlaka düzenli doktor kontrolü yaptırmaları önerilmektedir. İyonize edici radyasyona maruz kalanlarda beyin tümörü oluşumu riski yükselmektedir. 

02.

Beyin tümörü belirtileri nelerdir?

Beyin tümörü belirtilerinin bilinmesi, beyin tümörü tanısının konulması için çok önemlidir. Beyin tümörü belirtileri genel olarak tümörün yerleştiği bölgeye bağlı olarak değişkenlik gösterebileceği gibi kafa içinde basınç artışına neden olması sebebiyle de bazı semptomlara neden olabilir. Baş ağrısı, epileptik nöbetler, denge ve koordinasyon problemleri, konuşma ve görme bozuklukları, bulantı, kusma, bilinç değişiklikleri, kol ve bacaklarda güçsüzlük, hormonal değişiklikler (ellerde-ayaklarda büyüme, adet düzeninde değişiklikler, kortizol hormonunun fazlalığı gibi) ve kişilik değişiklikleri gibi belirtilere neden olabilmektedir. Bu semptomların birinin yada birkaçının bulunması ayırıcı tanıda beyin tümörünü akla getirmelidir. Genellikle iyi huylu/yavaş büyüyen lezyonlarda hiçbir semptom olmadan da farklı bir amaçla yapılan görüntülemelerde beyin tümörü saptanabilmektedir.

03.

Beyin tümörü tanısı nasıl konulur?

Beyin tümörü tanısı için detaylı bir fiziki ve nörolojik muayenenin ardından görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Manyetik rezonans görüntüleme (MR) beyin tümörü tanısı için altın standarttır. İhtiyaç duyulması halinde bilgisayarlı tomografi (BT), beyin anjiyografisi (DSA) ve lomber ponksiyon (Belden beyin omurilik sıvısı alınması) gibi yöntemlere başvurulabilir. Bununla birlikte standart MR sekanslarına ek olarak difüzyon MR, traktografi, perfüzyon MR, MR spektroskopi ve fonksiyonel MR gibi özel MR sekansları kullanılabilmektedir. Kesin tanı patolojik inceleme ile konulmaktadır. Tümörün türünün ve evresinin belirlenmesinin ardından tedavi planı yapılmaktadır.

04.

Beyin tümörü türleri nelerdir?

Beyin tümörleri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından sınıflandırılmış, son güncelleme 2021’de yapılmıştır. Beyin tümörleri primer (birincil) ve sekonder (ikincil) tümörler olmak üzere ikiye ayrılır. Beynin kendi hücrelerinden oluşan tümörler primer tümörler olarak adlandırılmaktadır. Vücudun başka bir bölgesinde var olan tümörün kan dolaşımı ile beyne yayılması sekonder tümörleri oluşturur. Primer beyin tümörleri iyi huylu yada kötü huylu olabilir. Primer beyin tümörlerini; gliomlar, meningiomlar, pituiter tümörler, pineal tümörler, koroid pleksus tümörleri, nöroektodermal tümörler ve santral sinir sistemi lenfoması gibi tümör türleri oluşturur. Beyne en sık metastaz yapan kanser türleri; akciğer, meme, kalın bağırsak, melanom ve prostat kanseridir.

05.

Beyin tümörü tedavi yöntemleri nelerdir?

Beyin tümörlerinin tedavisinde temel olarak 3 farklı yöntem kullanılmaktadır. Bunlar; cerrahi tedavi, kemoterapi ve radyoterapidir. Beyin tümörlerinin kafa içi basıncı artırması, beyinde oluşturduğu baskı ve ödem nedeniyle ön planda cerrahi tedavi tercih edilmektedir. Cerrahide temel amaç; hastaya fonksiyonel kayıp yaratmadan maksimum tümör çıkarımının sağlanmasıdır. Cerrahinin planlanmasında tümörün yerleşim yeri, büyüklüğü, tipi, hastanın genel sağlık durumu ve cerrahiyi etkileyebilecek ek hastalıkların varlığı önemlidir. Patoloji sonucuna göre kötü huylu tümörlerde kemoterapi, radyoterapi yada her ikisinin kombinasyonu uygulanabilir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile; uyanık cerrahi yapılabilmekte, ameliyat sırasında MR çekilebilmekte, kalıntı tümör varlığı bazı özel boyalar ile mikroskop filtrelerinden saptanabilmektedir. Buna ek olarak; bazı özel bölgelerde yer alan lezyonların çıkarımı sırasında normal sinir fonksiyonları ameliyat esnasında monitorize edilebilmektedir. Kötü huylu tümörlere belirli aralıklarda kemoterapi verilerek kanserli hücre bölünmesinin durdurulması amaçlanmaktadır. Radyoterapi ile tümörlü bölgeye belirli bir plan dahilinde X ışınları ya da gamma ışınları uygulanmaktadır. Radyasyon tedavisinde temel amaç; tümörün çevresindeki sağlıklı dokulara zarar vermeden tümör hücrelerinin büyümesi durdurmak yada tümör hücrelerini tamamen yok etmektir.

06.

Beyin tümörü tedavisi sonrası takip süreci nasıl yapılmaktadır?

Takip süresi ve sıklığı tümörün iyi huylu (benign) yada kötü huylu (malign) olmasına göre, tamamının çıkarılıp çıkarılmadığına ve cerrahi sonrası herhangi bir ek tedavi alıp almadığına göre değişmektedir. Cerrahi ile tamamı çıkarılmış iyi huylu tümörler genellikle 6. ay kontrollerinden sonra yılda 1 kez kontrole çağırılmaktadır. Kötü huylu tümörü olan hastalar, -cerrahi ile tümörün tamamı çıkarılmış olsa bile- kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavilere ihtiyaç duymaktadır. Bu bağlamda; beyin ve sinir cerrahisi uzmanının yanı sıra onkolog, radyasyon onkolojisi uzmanı ve gerekli hallerde fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı tarafından yakın takip edilmektedir. Bu süreçte tümörün nüksedip etmediği, varsa kalıntı tümörün büyüme gösterip göstermediği, verilen tedavilere bağlı yan etki olup olmadığı, yeni gelişen bir semptom (nöbet, kuvvet kaybı, baş ağrısı, bilinç bozukluğu vb.) varlığı, kullanılan ilaçların sıklığı ve dozu kontrol edilmektedir.

Koç Üniversitesi Hastanesi,
Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı

©2022 Sinir Cerrahisi | Doç. Dr. Oğuz Baran. Tüm hakları saklıdır.

Doç. Dr. Oğuz Baran

Koç Üniversitesi Hastanesi,
Beyin ve Sinir Cerrahisi